30 Ekim 2008 Perşembe

nasıl devam eder diye soracaksan

önce nasıl tenezzül gibi kelimeleri kullanmaya nasıl tenezzül ettiğimi duy,

gözlerimin arkasında benim elli katım yaşında bi konserve kutusu var.

kulağımdan içeri kaçan kelimeler sayısız kez seker içeride,

durduramıyorum.

düşündüğümü söyleyemem,

sadece söylediğimi düşünebilirim.

ama bi yandan da düşünürken söylemek istediğimi söyleyemeyebilirim.

-sadece bazen-

burnum akıyorsa bunların hiçbiri umrumda olmaz

o zaman düşünebiliyorum konuşmadan da.

garip şey şu burun,

iyi ki var..
goladkinlerin ötekisi pek bi çocuk,
o ama ne kadarını biliyo karanlıkta uçarken bilmem.
gülme, sıradan artık bunlar,
seri üretimle tüm şehre kanat bile takılır,
-makul fiyata ve itina ile hem de-
ve uçarken bile ancak bi kaz kadar özgür olunur böylece..

yani bütün bu hafiflik böyle başlar.
zannettğin gibi değil,
tamamen mallıktan.