garip bi durum yine uçan balon yutmuş gibiyim.
yerde olmamak her zaman uçmak demek diil,
yeni yeni uyanıyorum.
geç anlaşılanlar listesi++..
zamanın geçtiğini artık hissedemiyorum,
başlangıçta buydu amaç,
beklemekten sıkılan sıkılgan sebze aynadaydı,
sırıtıyodu,
haşladım ben onu,
bi baktım, dökülmüş dişleri.
ben anlamaya çalışırken
o dediki
dişsiz daha kolay,
uçmak da düşmek de,
yüzerim de hem belki,
o bile gıdıklıyodur sadece.
bekle ama, daha emin diilim sonuncudan,
haftaya sor, geldi mi son sayın de bana,
sanırım, hayır, daha değil,
bekle biraz daha derim,
beklersin sen de biraz.
fazla bekle dersem şöyle bi silkeleyip paçamdan dökülene cevap diyebilirsin,
beğenmezsen de inanma,
sorarsın başka birilerine,
onları da beğenmezsen,
bi şehir insan var kapının arkasında,
biraz ararsın belki ama bulamaman imkansız,
biliyosun.
?!
bunu yazmaya üşenmediğime göre belki de tam olarak da bilmiyosun..
her neyse,
kulaklarım ve ses tellerim aynı anda çalışabildiği için burnuma minnettarım,
sesimi duymak da 1. elden görüntüme ulaşmak kadar imkansız olsaydı,
mantıklı olduğunu zannedebilirdim kafamdakilerin.
mutluyum, tamamının farkına varmamın imkansız olduğunun farkındayım.
tamamının farkına varabileceğimi zannedebilirsem birgün,
zaten silerim bunları.